
Only Murders in the Building’i Sevdiyseniz Bunlara da Göz Atın: En İyi Cinayet Komedisi Dizileri
Polisiye çok uzun yıllardır edebiyat ve sinema severlerin vazgeçilmezleri arasında. Dedektif karakterler, sürpriz katiller ve şaşırtıcı finaller bir yana, insanın suçla ilişkisi her zaman merak edilen bir konu. Son yıllarda popülerleşen true crime (gerçek suç) anlatıları ise bu merağı başka bir seviyeye taşımış durumda. Gerçek suçların öykülerini anlatan dizi, film ve podcastler bugünlerde ciddi takipçi miktarına sahip.
Başrollerine farklı kuşaklardan üç yıldız oyuncuyu, Martin Short, Selena Gomez ve Steve Martin’i taşıyan dizi Only Murders in the Building (2021-), bu true crime sevdasından yola çıkıp geleneğin kökenine, polisiyeye ulaşıyor. Dedektif öykülerini mizahla buluşturan başarılı dizinin 5. sezonu önümüzdeki günlerde tamamlanıyor. Diziyi Türkiye’de Disney+ üzerinden izlemek mümkün. Bu listede Only Murders in the Building’den aldığınız keyfe benzer bir deneyim yaşayabileceğiniz başka dizileri bir araya getiriyoruz. Bu 8 diziyi en iyiye doğru sıralıyor, sıralamamızda yapımların genel kalitesini kıstas alıyoruz.
Başrollerine Kaley Cuoco ve Chris Messina’yı taşıyan Based on a True Story (2023-2024), Only Murders in the Building’e bu listede en çok benzeyen dizi genel olarak. Bu kez hayatlarına yeni bir renk katmak isteyen bir çift podcastlerine konuk etmek için bir seri katille anlaşıyor ancak olayların bekledikleri gibi gitmeyişiyle kendilerini gerçek bir cinayeti çözmeye çalışırken buluyorlar. Hem true crime’a meraklı karakterleri hem de bizzat polisiyeye evrilen anlatısıyla benzerlikler barındıran bu dizilerden birini seviyorsanız diğerini de mutlaka izlemelisiniz. Ancak Based on a True Story’de ton biraz daha mizaha kayıyor. The White Lotus (2021), Barry (2018-2023) gibi dizilere de oldukça yakın bir tonu var. Ancak daha ciddi dizilere ilgi duyuyorsanız bu maddeyi atlayabilirsiniz. 8 bölümlük ilk sezonun TOD üzerinden izlenebildiğini de hatırlatalım.
The Afterparty (2022-2023), katil kim anlatılarıyla mizahı birleştiren bir başka dizi. Hem hikâyesi hem de biçimsel tasarımıyla bu listeye giriyor. Dizide yıllar sonra tekrarlanan bir mezuniyet partisi sonrasında biri ölür. Katilin kim olduğu belli değildir. O gece neler yaşandığını her bölümde bir başka karakterin bakış açısından izleriz. Bir yandan da her bölüm başka bir türde çekilmiştir. Bir bölümde aksiyon, bir diğerinde romantik komedi türünde takip ederiz öyküyü. Dolayısıyla basit bir katil kim anlatısının ötesinde, görsel-işitsel olarak denemeler yapan bir dizi bu. Knives Out (2019) ve Psych (2006-2014) gibi yapımları seviyorsanız The Afterparty tam size göre. Tiffany Haddish ve Ben Schwartz gibi başarılı oyuncuların da performansıyla hem komik hem de sürükleyici bir seyir sunuyor. Ancak şunu da belirtelim: İlk sezonun bir tekrarı olarak yapılan ikinci sezonda yenilikçi pek bir şey yok. Aynı formülün yeniden uygulanmasına dayanıyor. Dolayısıyla ikinci sezonu atlayabilirsiniz.
Aynı Based on a True Story gibi başrolüne The Big Bang Theory’nin (2007-2019) yıldızlarından Kaley Cuoco’yu taşıyan The Flight Attendant’ta (2020-2022) bu kez bir hostesin yaşadığı kriminal bir olayı takip ediyoruz. Dizi mizah-gerilim dengesini başarılı kurması ve Cuoco’nun başarılı performansıyla listemize altıncı sıradan giriyor. Görsel olarak da çok yaratıcı fikirlere sahip. Based on a True Story’dekine benzer kara komedi unsurlarını, The Afterparty gibi görsel numaraları kullanıyor. Kadın merkezli anlatısıyla da öne çıkıyor. Killing Eve (2018-2022) ve Russian Doll (2019-2022) gibi dizileri seviyorsanız The Flight Attendant’ı da büyük ihtimalle keyif alarak izleyeceksiniz. Öte yandan hikâyenin yer yer biraz karmaşıklaştığı konusunda da sizi uyaralım. Uluslararası casusluk ilişkilerinin diziye gittikçe daha fazla dâhil olması bazen sizi zorlayabilir ama sabır gösterirseniz karşılığını alacaksınız. Diziyi HBO Max üzerinden izlemeniz mümkün.
Dead to Me (2019-2022) de Only Murders in the Building’i sevenlerin mutlaka görmesi gereken dizilerden biri. Yas sürecinde psikolojik destek grubuna katılan bir kadının burada tanıştığı başka bir kadınla kurduğu dostluğu izliyoruz bu dizide. Listemizdeki diğer tüm yapımlar gibi kara mizah, gerilim ve polisiye unsurları bir araya geliyor. Ancak burada hikâyeyi birleştiren esas unsurun duygusal ve dramatik ton olduğunu görüyoruz. Kadın dayanışması, travmalar ve pişmanlıklar daha baskın bir rol oynuyor. Dead to Me’nin bu listede yer alma sebebi tam da bu. The Flight Attendant ve Based on a True Story gibi örneklere kıyasla daha duygusal bir anlatı söz konusu burada. Şayet Big Little Lies (2017-2026) ve Grace and Frankie (2015-2022) gibi dizilerle ilgili görüşleriniz olumluysa bu diziyi mutlaka izlemelisiniz. 3 sezonluk dizinin Netflix kataloğunda yer aldığını da hatırlatalım.
Bored to Death (2009-2011), aslında bu true crime podcastleri furyasının bir miktar öncesine dayanıyor. Ancak bu furyanın özü olarak gördüğümüz polisiye merak ve dedektiflik arzusu Bored to Death’in de ana malzemesini oluşturuyor. Burada biraz daha sofistike bir anlatı söz konusu. Brooklyn’de yaşayan bir yazarın sıkıntıdan açtığı özel dedektiflik ilanı sonrası bir dedektife dönüşmesini izliyoruz. Dizi hem bu polisiye anlatıların parodisini yapıyor hem de New Yorklu entelektüellerin o bilindik bohem yaşamından kesitler sunuyor. Başrolde de üç şahane oyuncu var: Jason Schwartzman, Zach Galifianakis, Ted Danson. Bu ekibin de bir araya gelmesiyle çok keyifli bir dizi ortaya çıkıyor ama burada hikâyenin polisiye tarafından çok dram ve komedi tarafının daha baskın olduğunu belirtelim. Based on a True Story gibi mizah dozu yüksek ama Barry ve Atlanta (2016-2022) gibi nitelikli anlatılar ilginizi çekerse Bored to Death mutlaka radarınızda olmalı. Sezonlar ilerledikçe keyif düzeyi daha da artacak.
Bu listedeki diğer yapımların mizah yönü size fazla geldiyse Veronica Mars’ı (2004-2019) deneyebilirsiniz. Burada da kara mizahın bazı unsurları var ama çok daha gerilim yüklü, dram dozu yüksek bir hikâye takip ediyoruz. Babası bir özel dedektif olan Veronica’nın vakalara dâhil olarak olayların seyrini değiştirmesini izliyoruz. Başroldeki Kristen Bell’in performansı dizinin başarısının önemli sebepleri arasında. Her sezonda bir ana vaka çözülüyor ama yan öyküler de dizinin güçlü tarafları arasında. Yani bir dedektif romanı serisini okur gibi izleyebilirsiniz bu diziyi. Nancy Drew (2019-2023) ve Buffy the Vampire Slayer (1997-2003) gibi dizilerin havasını yakalayabilirsiniz Veronica Mars’ta. Kara mizahı, yüksek tempoyu ve dedektif anlatılarını harmanlayan bir dizi sizi bekliyor. Dizi, 2004-2007 arasında yayınlandıktan sonra 2019’da yeni ve daha karanlık bir sezonla geri dönmüştü. Diziyi severseniz 2014 yapımı filmi de izleme listenize almanız gerek.
Listemizde ilk sıraya yaklaşıyoruz. İkinci sırada son dönemin en güçlü dizilerinden biri yer alıyor. Search Party (2016-2022), Dory adlı, New Yorklu bir entelektüeli takip ediyor. Dory tanıdığı bir kızın ortadan kaybolduğunu öğreniyor ve bu olayı takıntı hâline getirip arkadaşlarıyla birlikte kayıp kızı aramaya başlıyor. Genel olarak bir kayıp vakası izliyoruz ama dizi her bir sezonunda farklı temalara uzanan, uzun vadede çok katmanlı bir yapı inşa ediyor. İlk sezondan itibaren kara mizah, komedi ve gerilim unsurları bir araya gelirken ilerleyen sezonlarda mahkeme filmlerine, film noir’a ve psikolojik gerilimlere göz kırpan anlatılar takip ediliyor. Beş sezonu da izlenmeyi hak eden başarılı bir dizi Search Party. Only Murders in the Building’in mizah tonu baskın anlatısını da aşan bir keyif almanız mümkün. Entelektüel yapısıyla herkese hitap etmeyeceğini kabul etmemiz gerekiyor ama kesinlikle şans vermelisiniz. Black Mirror (2011-) ve Arrested Development (2003-2019) gibi yapımlardan izler bulacaksınız burada.
Listemizin ilk sırasında bu listenin en taze yapımlarından biri var. Poker Face’te (2023-) son derece ilginç bir hikâye izliyoruz. Russian Doll’dan da tanıdığımız Natasha Lyonne’un canlandırdığı başkarakterimiz insanların yalan söylediğini tespit edebildiği özel bir güç sahibi oluyor ve kendini dedektif gibi çalışırken buluyor. Dizinin yaratıcılığı başarılı yönetmen Rian Johnson’a ait. Kendisini Star Wars: The Last Jedi (2017), Knives Out (2019) ve Looper (2012) gibi filmleriyle tanıyoruz. Burada başrol oyuncusunun da başarısıyla hem mizah hem de polisiye açıdan güçlü bir dramedi ortaya koyuluyor. Şu ana dek iki sezonunu izlediğimiz Poker Face’te tıpkı efsanevi dizi Columbo (1971-1998) gibi her bölümde başka bir vakanın çözülmesini izliyoruz. Çok sayıda karaktere, mekâna ve gizeme dokunan dizi polisiye severleri tam kalbinden yakalayacak. Listemizin ilk sırasında olmasının sebebi de bu. Hem çok başarılı bir neo-noir ve haftalık polisiye antolojisi hem de derinlikli bir karakter çalışması var bu dizide. Ayrıca anlatıyı basit bir katil kim mantığından çıkarıp olayların doğasına ve gelişme biçimlerine odaklanıyor. Çok da dozunda bir mizahı var. Only Murders in the Building’i sevenler Poker Face’e de bayılacaktır. İki sezonu da TV+ üzerinden izleyebileceğinizi hatırlatalım.





























