
Netflix Yapımı En İyi On Aksiyon Filmi
Dijital platformlar arasında bir dünya devi olma yolunda ilerleyen Netflix’in içerik kataloğu, aksiyon filmleri açısından da fazlasıyla zengin. Eğer siz de aksiyondan vazgeçemeyenlerdenseniz, sizin için derlediğimiz Netflix imzalı bu on orijinal aksiyon filmine bir göz atın deriz. Yorgun bir günün ardından fazla kafa yormayacak, hem hareketli hem de eğlenceli bir film arıyorsanız, bu liste sizin için biçilmiş kaftan.
Listede hem yönetmen imzası taşıyan, daha “gurme” yapımlara, hem de daha kolay izlenen ve sürükleyici anaakım işlere yer verdik. Sıralamayı yaparken hem yönetmenlik ve prodüksiyon kalitesini, hem de eğlence ve aksiyon dozunu hesaba kattık. Netflix yapımı en iyi on aksiyon filmine bu sayfadan erişebilir ve bu yapımları Türkiye’de hangi streaming platformlarında bulabileceğinizi öğrenebilirsiniz.
Gerilim sinemasının usta yönetmeni David Fincher imzalı The Killer (2023), küçük bir hata sonucu hayatı (ve düzeni) altüst olan mükemmeliyetçi bir kiralık katilin hikâyesine odaklanıyor. Başroldeki Michael Fassbender’in her zamanki soğukkanlı ve karizmatik mizacıyla seyirciyi bir kez daha kendine hayran bıraktığı film, kendisi de bir yönetmen olarak oldukça takıntılı olan Fincher’ın sanatçı personasından da izler taşıyor. Eğer The Smiths’in hayranlarındansanız, filmin soundtrack albümünün sizin için özel olarak tasarlanmış olduğunu söylesek çok da abartmış sayılmayız. Ancak The Smiths deyince filmin “yumuşak” ve eğlenceli bir havaya sahip olduğunu sanmayın. İki saati aşkın süresi boyunca devam eden soluksuz takip sahneleriyle The Killer, sizi sürekli diken üstünde tutmayı da başarıyor. Yönetmen, bir yandan kovalamaca ve dövüş sahnelerinin keyfini çıkarmamıza izin verirken, bir yandan da onları ses kurgusu üzerinden sürekli kesintiye uğratarak şiddetten zevk almamızı da engelliyor. Yönetmenin twist’ler ve akıl oyunları üzerine kurulu Se7en (1995) ve Fight Club (1999) tarzı filmlerini tercih edenler, bu filmi fazla “tekdüze” bulabilir. Öte yandan The Killer, yönetmenin detaylarda saklı “takıntılı” tarzını sevenleri fazlasıyla tatmin edecektir.
Netflix’in en çok izlenen orijinal yapımlarından biri olan The Old Guard’ın (2020) başrolünde, Mad Max: Fury Road (2015) ve Atomic Blonde (2017) gibi filmlerdeki başarılı performansı sonrası aksiyon sinemasının aranan yüzlerinden biri haline gelen Charlize Theron yer alıyor. Yüksek aksiyon dozuna ek olarak fantastik öğeler de barındıran film, bir grup ölümsüz savaşçıya odaklanıyor. Film, vampirden zombiye sinemanın farklı canavarlarını modern dünyaya uyarlayan Netflix’in “türler ötesi” yapımlarını sevenler için ideal bir seçenek. Ölümsüz oldukları halde neredeyse her sahnede ölümden dönen kahramanlarımız, iki saat boyunca aksiyona alışkın ve sarkastik tavırlarıyla heyecanı dorukta tutmayı başarıyor. The Old Guard, özellikle süper kahraman filmi klişelerini yer yer tersine çeviren Deadpool (2016) benzeri yapımları sevenleri tatmin edecektir. 2025 Haziran’ında seyirciyle buluşan devam filmi The Old Guard 2 (2025) de yine Netflix üzerinden izlenebiliyor.
Listemizde Netflix’in en “cool” westernlerinden biri olan ve çoğunluğu Siyah oyunculardan oluşan The Harder They Fall’a (2021) yer vermemek olmaz. Baş düşmanının hapisten çıktığını öğrenen bir kovboy ve çetesinin intikam hikâyesine odaklanan The Harder They Fall, trende geçen takip ve dövüş sahnelerinden, hapisten kaçma ve düello sahnelerine kadar western ve aksiyon türlerinin hakkını sonuna kadar veriyor. Filmin çeşitli sanatçılardan oluşan soundtrack’i ise Tarantino westernlerini aratmayacak kadar zengin. Yer yer video klip estetiğine kayan kurgusu ve günümüzün hitlerinden oluşan müzikleriyle film, iki saatlik süresini hiç hissettirmiyor. Anaakıma alternatif “Vahşi Batı” hikâyeleri arıyorsanız ve western gibi geleneksel türlerden vazgeçemeyenlerdenseniz, hem tempolu hem de “retro” bir seyir deneyimi sizi bekliyor.
DC Sinematik Evreni için çektiği büyük prodüksiyonlarla tanıdığımız Zack Snyder imzalı Army of the Dead (2021), zombi işgali altında kalmış bir Las Vegas’ta geçen bir korku/aksiyon. Video klip estetiğinden sıkça yararlanan ve iki buçuk saatlik süresini hissettirmeyen filmde aksiyon sahnelerini genellikle ritmik müzikler eşliğinde ve yavaş çekimle izliyoruz. Soygun filmi klişelerini aksiyon ve korku türünün kalıplarıyla bir araya getiren Snyder, izlemesi oldukça keyifli fakat yer yer biraz fazla “eğlenceli” ve renkli bir post-apokaliptik anlatıya imza atıyor. Vampir ve süperkahraman türlerini kendince harmanlayan The Old Guard’dakine benzer bir formül tercih eden Army of the Dead, Zombieland (2009) gibi mizahla yüklü modern zombi hikâyelerini sevenler için ideal bir seçenek.
Netflix’in en yüksek bütçeli aksiyonlarından biri olan The Gray Man (2022), Ryan Gosling, Ana de Armas ve Chris Evans’lı kadrosuyla adeta bir yıldızlar geçidi sunan eğlenceli bir bir ajan filmi. Bangkok’tan Bakü’ye, Türkiye’den Viyana’ya farklı coğrafyalara yayılan bu klasik ajan hikâyesi, özellikle Prag sokaklarında geçen kovalamaca ve çatışma sahneleriyle izleyiciye oldukça heyecanlı bir seyir deneyimi sunuyor. Russo kardeşler, her bir şehri tanıtırken kuşbakışından sokak seviyesine kadar inen, dinamik bir kamera hareketi kullanarak filme adeta imza atıyor. Daha önce Blade Runner 2049’da (2017) yine birlikte izlediğimiz Gosling ve Armas’ın “aksiyon performansları”nda belirgin bir özel efekt (ve dublör) yardımı olsa da yakın dönem aksiyon sineması açısından dikkate değer. Özellikle Jason Bourne (2002-2016) ve Mission Impossible (1996-2025) tarzı suçla adeta flört eden “yasadışı kovboy-ajan” hikâyelerini sevenler, iki saat boyunca soluksuz bir macera sunan The Gray Man’dan memnun ayrılacaktır.
Ben Affleck, Oscar Isaac ve Pedro Pascallı yıldız oyuncu kadrosuyla öne çıkan Triple Frontier (2019) iki saat boyunca bizi bir soygun için Güney Amerika’da toplanan beş eski özel operasyon askerinin yolculuğuna ortak ediyor. 2010’larda yeniden şekillenen Amerikan ordusuyla ilgili pek çok detaya yer vermesi ve yer yer bu militarist yapılanmayla arasına eleştirel bir mesafe koyması filme kesinlikle artı puan katıyor. Filmin hem gerilim hem de aksiyon dozunu zirveye çıkaran müzikleri ise, It Follows (2015), Under the Silver Lake (2018) ve son olarak Bodies Bodies Bodies (2022) gibi filmlerini iyice tüyler ürpertici hale getiren besteci Disasterpeace imzalı. Sizi doğrudan korkutmayan, ama sürekli diken üstünde yürümenize neden olan ürkütücü tınıları seviyorsanız, bu filme bir “kulak verin” deriz. Özellikle Rambo tarzı “askeri aksiyon” filmlerine militarist olmayan alternatifler arayanlar, karakterler arası çatışma ve gerilimlerin aksiyona ağır bastığı Triple Frontier’ı sevebilir.
Usta yönetmen Spike Lee imzalı Da 5 Bloods (2020), Vietnam Savaşı’nda görevli bir grup Siyah Amerikalı askerin hikâyesine odaklanan bir savaş filmi. Lee, Amerika’nın resmi “savaş” tarihinin altını oyan ve görünür olmayan başka bir tarihi beyazperdeye not düşüyor adeta. Çeşitli tür ve dönemlerden filmlere referanslarda bulunan ve eklektik bir anlatı benimseyen Lee, özellikle Francis Ford Coppola’nın aynı coğrafyada geçen Apocalypse Now (1979) filmine doğrudan göndermelerde bulunuyor. Genellikle beyaz Amerikalıların perspektifinden, çoğunlukla da şovenist bir bakış açısıyla beyazperdeye aktarılan Vietnam Savaşı, Lee’nin elinde doğrusal bir çizgide ilerlemeyi reddeden, oldukça yıkıcı bir hikâyeye dönüşüyor. The Harder They Fall benzeri alternatif tarih anlatılarına ilgi duyanlar ve Spike Lee’nin politik yönü kuvvetli kara mizahını sevenler, iki buçuk saatlik bu “halüsinatif epik”ten fazlasıyla tatmin olacaktır.
Endonezya’dan Netflix orijinal yapımı The Night Comes for Us (2018), şiddet ve kan revan miktarı oldukça yüksek bir aksiyon-gerilim filmi. Kendisine verilen bir görevi ölümü göze alarak reddeden bir kiralık katile odaklanan film, aksiyon sinemasından tanıdık olduğumuz sulara götürüyor bizi. Bu sefer karşımızda The Gray Man’deki gibi bir “eski hükümlü” değil de, emeklilik hayalleri suya düşen bir suikastçi var. Tıpkı John Wick gibi bir tür “herkese karşı tek” anlatısı kuran ve ölenlerin sayısını takip etmekte zorlanacağınız film, sağlam bir dövüş koreografisi ve özel efektlerle zenginleştirilmiş pek çok stilize şiddet sahnesine yer veriyor. İki saat boyunca bizi Endonezya’nın farklı bölgeleri ve arka sokaklarında dolaştıran film, Amerikan aksiyon klişelerinden sıkılmış olanlar için ideal bir seçenek.
Netflix’in en çok izlenen orijinal yapımlarından biri olan Extraction (2020), bir intihar görevini sorgusuz sualsiz kabul eden Tyler Rake isimli bir paralı askere odaklanıyor. Ande Parks’ın Ciudad isimli grafik romanından uyarlanan film, aşırıya kaçan şiddet sahneleriyle yer yer rahatsız edici bir hale gelse de, başroldeki Chris Hemsworth’un aksiyon sahnelerindeki performansı, özellikle de vücudunu kullanış şekli açısından izlemeye değer. Öte yandan, filmin merkezinde yer alan “kurtarıcı beyaz Amerikalı asker” hikâyesi yer yer biraz eski moda bulabilirsiniz. Yine de Extraction, özellikle John Wick benzeri saf aksiyon severleri fazlasıyla tatmin edecektir. Öte yandan Hemsworth’un Thor rolündeki yarı sempatik yarı saf tiplemesine alışık olanlar, oyuncunun filmdeki “ciddiyeti” karşısında biraz affallayabilir. Yine de klasik bir beyaz Amerikalı kahraman hikâyesi arayanlar için Extraction, iki saate yakın süresinin hakkını veriyor diyebiliriz.
Başrolünde Danimarkalı usta oyuncu ve festivallerin aranan yüzü olan Mads Mikkelsen’ın yer aldığı Polar (2019), kara film öğeleri de taşıyan aksiyon-gerilim. Film, tıpkı John Wick ya da The Night Comes For Us gibi emekli olmak üzereyken kendini bir ölüm kalım savaşının içinde bulan bir suikastçıya odaklanıyor. İspanyol çizgi romancı Victor Santos imzalı Polar serisinden uyarlanan yapım, aksiyonda çizgi roman estetiğini sevenler için ideal bir seçim. Eserin meşhur kahramanı Black Kaiser’ı takip eden film, oldukça az diyaloğa yer veriyor ve stilize bir estetiğe sahip olan çizgi romana ruhen sadık kalıyor. Canlı ve neon renklerle bezeli bir renk paletine ve video klip estetiğiyle çekilmiş olan film, yüksek tempolu kurgusuyla bir an bile sıkılmanıza izin vermiyor. John Wick ve Atomic Blonde gibi “neon-aksiyon”ları sevenler, Polar’ın parlak dünyasından fazlasıyla tatmin olacaktır.































